Merhaba, ben Çağrı
Sizinle tanışmak benim için zevk!
İç dünyamın incilerine hoşgeldiniz demek istiyorum
Gördüğünüz ve okuduğunuz her şey ile ilgili düşüncelerizi belirtebilirsiniz.
Keyifli olacağından şüphem yok. Ayrıca beğeneceğinizi umuyorum
Şimdiden teşekkürler
Uzun zamandır kafamı kurcalayan tek şey, benim hayatım hikayeden mi ibaret, yoksa benim hikayem hayattan mı ibaret olduğudur?..
Istırap dolu bir dönem yaşamaya devam ediyorsam, bunun her zaman mutlu bir hayat yaşamayacağım anlamına geldiğini bildiğim gibi; mutluluk dolu günler geçiriyorsam bundan da sonra damutlu günler geçireceğimi biliyorum. Daha doğrusu ben kaderin elinde oyuncaktan başka bir şey değilsem, hayatımın güçlüklerini yenebilmek ve yaşayabilmek için biraz da kadere baş eğmem mi gerekiyor?..
Benim hayatım hikayeye benziyorsa da bu hikayenin önemli, yanı eserin uzun olması değil, iyi olması gerektiğini öğrendim.
Her gece hayatımı yürüyen bir gölge gibi gördüğümü ve her sabah kalkarken çılgınlık, uydurma ve gerçek sefaletlerle dolu bir rüyadan uyandığımı zannediyorum. Belki de ben doğru yolda olunca ölüm korkusunu yaşamıyorum ama beni ölümden yıldıran tek şey, hayatımın kötülük içinde geçmesidir…
Kim “hayatım bitmiş” derse inanmam; hayatın onu bitirdiğini söylemeli miyim? Hayatımın hikayeden mi ibaret yoksa hikayemin hayattan mı ibaret olduğunu düşündüğüme göre, ona hayatın onu bitirdiğini söyleyerek hayatın elçisi gibi duruma düşmek ne kadar garip olabilir…
Kafamın içi labirent gibi; orada o kadar karışık düşünce var ki, durmadan ölen, durmadan dirilen çok büyük bir ahtapot beynimi kemirip süpürüyor…
Ona rağmen sakin ve mutlu bir hayata ancak erdem yoluyla varabildim. Ama bunu daha ne kadar sürdürebileceğimi bilmiyorum. Çünkü hayatım üzücü ise buna dayanamayabilirim, mutlu geçiyorsa kaybetmekten korkarım hayatımı; ama iki arasında pek fark olmadığını gördüm…
Gene hikayeden ibaret miyim yoksa hayattan mi?.. tezimi kuvvetlendiren başka bir sebep… Hayatımın değerini bildiğim için hikayeye mı yararlı oluyorum yoksa hikayemin değerini iyi bildiğim için hayata mı yararlı oluyorum?
Bunun cevabı, belki bilinmezlikler dünyasındadır…
Koşuyorum çünkü kendimi özgür hissediyorum.
Koşarken arkama baktığımda geçmişi düşününce bazen çok cesaret göstermeme değil de, çok kez tehlikeyi göze almamış olmama üzüldüğümü düşünüyorum.
Yine koşarken önüme baktığımda gelecek penceremdeki perde hep kapalı olmasına rağmen gönlüm geçmişi yaşatıyor, ama gözüm gelecekte olduğunu düşünüyorum.
Koşuyor çünkü kendini özgür hissediyorsun.
Koşarken attığın her adımda, teriyle birlikte sorunlarını da atıyorsun.
Koşmaya başladıktan sonra hayatın değişti. Özgürlük aşkı koşmakla birlikte başlayabileceğinin farkına varıyorsun.
En azından benim gibi bunu yapacaksın…
Koşarken kendi kafasıyla düşünebiliyorsan özgür ruhlusun.
Hem geçmiş hemde geleceğini düşünebiliyor olman, doğru olduğuna inandıkları için mücadele ediyorsan özgür ruhlusun.
Koşu yapmak size cesaret veriyor değil mi? Koşmadan özgür olduğunu sanıyorsan kimseden başka tutsak olmadığını hissedebiliyorsun…


